Çorbalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çorbalar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Ezo Gelin Çorbası

YAZAR : Salı, Ocak 17, 2017



  Havalar bu kadar soğuk olunca insan içini ısıtacak sıcacık bir çorbadan başka bir şey düşünemiyor:). Sizi bilmem ama, şahsen ben öyleyim.

Misss gibi bir Ezogelin çorbası tarifi vereceğim birazdan. Ezogelin çorbasını bilmeyenimiz yoktur sanırım. Peki Ezogelin çorbasının hikayesini duymuş muydunuz daha önce? Ezogelin kimdir onu biliyor musunuz? Bilmeyenlerinize ben anlatayım o zaman, bu çok severek tükettiğimiz çorbanın hikayesini..

Zöhre kız.. 1909 yılında
Gaziantep iline bağlı, Oğuzeli kasabası,  Dokuzyol (eski adı Uruş) köyünde dünyaya gelir. Büyüyüp serpildikçe dillere destan güzelliği ile yöreye nam salar ve herkes ona Ezo kız (özden gelen, güzel) der.
 Evlenince de Ezo kız, Ezo gelin olur.
Ağabeyi evlenme yaşına gelince Şida Hanifinin halası ile evlenir ve verecek başlık parası olmadığı için başlık yerine karşılığında Ezo'yu da berdel olarak Şida Hanifiyle evlendirirler. Bu evliliği hiç istemeyen Ezo, töreler karşısında  hiçbir şey yapamaz ve kaderine razı gelerek Şidayla evlenir. Ama mutsuz giden evliliği Şida'nın üzerine kuma getirmek istemesiyle son bulur. Baba evine geri döner. Ezo Gelin yaptığı bu mutsuz evlilik sonucu tekrar evlenmek istemez ve birçok talibi olmasına karşılık tüm istekleri geri çevirir. Ancak abisinin de eşinden ayrılması ve tekrar evlenmek istemesi üzerine yine töreye boyun eğer ve ikinci kez berdel usulü Suriye de yaşayan teyzesinin oğlu Memey (Mehmet) ile evlendirilir. Ezo'nun tekrar evleneceğini ve Türkiyeden gideceğini duyan Şida bu evliliğe engel olmak için her yolu dener ama başaramaz.
Memey ile imam nikahı kıyılan Ezo'nun tam 6 kızı olur ancak sadece bir kızı hayatta kalır. Yaşadığı evlat acısı, çektiği vatan ve aile hasreti,  yoksulluk ile karışınca Ezo bitkin düşer ve hastalanarak yataklara düşer. Savaş sonrası sınırların çekilmesi ve mayınlarla döşenilmesi sonucu Türkiyeye dönebilme umudu hiç kalmayan Ezo o zamanlar ince hastalık denen vereme yakalanır ve 1956 yılın da  tek göz odalı kerpiç evde yoksulluk içinde ölür. Ölmeden önce Memey'e Türkiye topraklarına gömülmeyi, eğer bu yerine getirilemezse mezarını yüksek bir tepeye yapmalarını ve mezar taşının vatan toprağını görebileceği şekilde yapılmasını vasiyet eder.  Ezo vefat ettikten sonra vasiyeti yerine getirilir ve mezarı Türkiye sınırına yakın Bozhöyük köyündeki tepeye, mezar taşı Türkiyeyi görecek şekilde gömülür. Ezo gelinin mezarı kardeşinin 43 yıl sonra yaptığı başvuru sonucu,  1999 yılında Türkiye'ye getirilir ve doğduğu köyde toprağa verilir.

Derler ki, Ezo Gelin bütün yaşadığı acılarını ve yoksulluğunu  bu çorbada dile getirmiş. Fakirlik içinde elinde kalan az buçuk malzemeleri toplayıp bu çorbaya katarak biraz ondan biraz bundan içine acısınıda ekleyerek insanın içini yakan tüm dertlerini, hasretlerini, özlemlerini bu çorbaya katarak pişirmiş. Bu çorbayı yiyenler o kadar beğenmiş ki, çorbanın adı dilden dile "Ezogelin Çorbası" olarak aktarılmış.
Ezo Gelin çileli hayatında hiç mutlu olmuş mu bilinmez ama,
 Ezo Gelin'in hikayesi bana hep büyüklerimizin söylediği lafı hatırlatır.
 "İnsanın kendi değil, kaderi güzel olsun".

Ezo Gelin Çorbası&KurabiyeciMiss

Malzemeler

1 su bardağı kırmızı mercimek
1 kahve fincanı ince bulgur
 Yarım kahve fincanı pirinç
1 adet kuru soğan
8 su bardağı su
Tuz, sıvı yağ

Meyanesi için

1 yemek kaşığı tereyağı
1 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı salça
1 tatlı kaşığı nane
1 tatlı kaşığı pul biber
Yarım çay kaşığı karabiber
3 su bardağı su arzu ederseniz
 etsuyu kullanabilirsiniz

Sıvı yağı tenceremize koyuyoruz. Yemeklik küçük küçük doğradığımız soğanları pembeleşene kadar kavuruyoruz. 8 bardak suyu ve tuzu ekliyoruz. Yıkadığımız mercimek, bulgur ve pirinci kaynayan suya ekliyoruz. eklediğimiz malzemeler iyice yumuşayıncaya kadar kaynatıyoruz.
Meyanemizi hazırlamak için ayrı bir tavada tereyağını eritiyoruz. Eriyen yağa 2 kaşık unu ekleyip hafif pembeleşinceye kadar kavuruyoruz.  Salçayı ekleyip 1 dakika  daha kavurmaya devam ediyoruz. 3 bardak suyu ve baharatları da ekleyip karıştırdıkran sonra 1 taşım kaynatıp ocaktan alıyoruz ve tenceredeki çorbamıza ekliyoruz, iyice karıştırıyoruz. Bir taşım daha kaynatıp ocaktan alıyoruz. Kıvamı size koyu gelecek olursa su ilave edebilirsiniz

Arzu ederseniz pul biber ve sıvı yağı kızdırıp çorbanın üzerine gezdirerek 
servis yapabilirsiniz.

💦🍲 Afiyet olsun 🍲💦





KurabiyeciMiss










Yayla Çorbası

YAZAR : Perşembe, Aralık 22, 2016
"Çorba denilince, kral da, dilenci de aynı iştahla acıkırlar" demiş,
"Montaigne"

Ne de güzel demiş. Çorba hem zenginin hem de fakirin sofrasının vazgeçilmez baş tacıdır.
Çorba, soğuk günlerin sıcak yoldaşı, midelerimizin dostudur.
Çorba hastaların şifası, sofraların sefasıdır...



Veeée!... Her yer de kar var!.. İzmir'de yok telaş yapmayın :)

Yayla Çorbası # KurabiyeciMiss


Havalar çok soğuk öyle değil mi? Türkiye donuyor ⛄🌨 -37 dereceleri gördüğümüz, Antalya'ya bile kar yağdığı bu günlerde hepimiz üşüyoruz hatta donuyoruzzzz!..
Amaaaa, ben size söylemiştim demek lstemiyorum!.. ki  ben size söylemiştim :)) . Sıcaklardan şikayet etmeyin bu günleri, bu sıcak günleri çok ararız demiştim :) :) .  İnanmıyorsanız 👉Buradaki👈 yazıma bakabilirsiniz :) .
Neyse olan oldu artık nasılsa yaz geldiğinde yine öffff!.. bu ne sıcak deyip duracağız ve sizi bilmem ama inanın ben o günleri hasretle bekliyorum  😊
Çoğunluğumuzun hasta olduğu, aksırıkların, hapşırıkların havada uçuştuğu bu günlerde vitamin deposu, şifa kaynağı bir çorbaya kim hayır diyebilir ki :)
Şimdi o zaman şöyle sıcacık, nefisss besleyici bir çorba yapalım mı? Hem içimizi ısıtalım hem de kalplerimizi ❤❤
Şimdiden ellerinize emeğinize sağlık...

Malzemeler

1 çay bardağı pirinç
1 su bardağı süzme yoğurt
6 su bardağı su
3 yemek kaşığı un
1 adet yumurta
2 yemek kaşığı tereyağı
Kuru nane
Tuz



Yapılışı

Öncelikle pirincimizi yıkayıp süzdükten sonra 5 su bardağı suyu ekleyip pirinçler yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz. 
Ayrı bir kasede yumurtayı iyice çırpıp, yoğurt ve unu ekleyip çırpmaya devam ediyoruz. Üzerine 1 su bardağı kadar su ekleyip karıştırıyoruz. Pirinçleri kaynattığımız sudan yoğurtlu karışıma bir  kepçe yardımıyla azar azar ekleyerek  iyice karıştırıyoruz.
Hazırladığımız yoğurtlu karışımı pirinçlere yavaş yavaş ekliyoruz ki çorbamız kesilmesin. Çorbamız kaynayana kadar yaklaşık 5-10 dakika kadar karıştırıyoruz. Tuzu ekleyip ocağımızın altını kapatıyoruz.
Ayrı bir tavada tereyağını kızdırıp kuru naneyi ekliyoruz.  Hazırladığımız sosu çorbamızın üzerine gezdiriyoruz. 
Arzu ederseniz kaselere alıp servis edeceğiniz zaman üzerine pul biber serpebilirsiniz.

💦❤Afiyet Olsun ❤💦

Not;

Eğer çorbanın kıvamı size koyu gelecek olursa bir miktar daha su ekleyebilirsiniz









Kuzu Haşlama

YAZAR : Çarşamba, Ekim 19, 2016

Şifa deposu, çok leziz kuzu haşlama
Resim yazısı ekle


Herkese merhaba,
Bir kase şifa, bir tabak lezzetle geldim bu sefer. Özellikle havaların soğumaya başladığı ve sabah işe giderken üşüdüğümüz, öğlen sıcaktan bunaldığımız, akşamları eve dönerken için için titrediğimiz, kalın mı giyinsek yoksa incemi bir türlü karar veremediğimiz o yüzdende mevsimin en favori hastalığı =) gripten kurtulamadığımız bu günlerde herkesin seveceği vitamin deposu, şifa kaynağı bir tarif vereceğim size.

Kuzu haşlama.

Tarife geçmeden önce kuzu etinin  faydalarından bahsetmek istiyorum biraz.

Kuzu etinde yüksek oranda protein olduğunu ve 100 gram kuzu etinin günlük B12 vitamin ihtiyacımızın %39'unu ve demir ihtiyacımızın %9'unu karşıladığını çocukların büyümesi, yaraların iyileşmesi ve bağışıklık sisteminin gelişmesi için gerekli olan çinko ihtiyacının %40'ını karşıladığını Biliyormuydunuz.

Tamam önemli değil ben de bilmiyordum zaten =) ama biraz araştırınca öğrendim ve sizlerle paylaşmak istedim =). Tarifimiz çok kolay hatta en kolay tariflerden biri =). Ama kolay diye lütfen hafife almayın lezzetli ve bir o kadar şifa deposu . Neyse hazırmıyız acaba mutfağa gitmeye. Hazırsak başlıyoruz o zaman bu tarife bayılacaksınız =). İşte malzemeler aşağıda Şimdiden ellerinize emeğinize sağlık =).



Kuzu Haşlama


MALZEMELER

Yarım kg kemikli kuzu eti
4 adet orta boy patates
1 limonun suyu
Tuz  
Tane karabiber

YAPILIŞI

Kuzu etimizi tencereye alıyoruz. Üzerini örtecek kadar suyu ( yaklaşık 5 - 6 su bardağı kadar ) etlerin üzerine ilave ediyoruz. Orta ısılı ateşte kaynamaya bırakıyoruz. Kaynayınca ateşi kısıp suyun üzerinde biriken köpüğü bir kevgirle toplayıp atıyoruz. 4-5 parçaya böldüğümüz patatesleri ve tuzu ekliyoruz. 

Patatesler yumuşayıncaya kadar kaynatıyoruz. Patateslerimiz ve etlerimiz pişince üzerine limon suyumuzu ekliyoruz. Arzuya göre bir kaç adet tane karabiber atıyoruz. Su miktarını kontrol edip azaldıysa gerekirse su ekleyerek bir taşım daha kaynatıp ocaktan alıyoruz. 

                                                            Afiyet Olsun




KurabiyeciMiss

ISPANAKLI, YOĞURTLU BUĞDAY ÇORBASI

YAZAR : Pazartesi, Ekim 10, 2016

Yoğurt çorbası, ıspanaklı çorba, buğday çorbası
Ispanaklı, yoğurtlu buğday çorbası
             
Çorba, her derde deva, kış aylarının vazgeçilmezi,  Ramazan sofralarının baş tacı, hastaların şifa kaynağı. Sıcacık bir çorbaya kim hayır diyebilir ki? Bazen gecenin on ikisinde, bazen sabahın köründe gideriz çorbacıya. Sizde benim gibi çorba severseniz eğer sizlere nefis bir çorba tarifi vermek istiyorum. Bol vitaminli, besleyici, lezzetli. Benden tavsiye havaların serinlemeye başladığı bu günlerde nasıl giyineceğimize karar veremediğimiz, çocuklarımıza ne giydireceğimize tam emin olamadığımız bu yüzden de tam da hastalık mevsimi olan bu günlerde, hazır ıspanakta pazarda tezgahlarda ki yerini almaya başlamışken  pişirip çocuklarınıza içirin bu vitamin deposu çorbayı.  Eminim onlarda çok sevecekler. Yanına da miss gibi bir ev turşusu sofralarınız şenlenecek. Ee  Haydi o zaman başlayalım mı?  Tarif aşağı da, şimdiden ellerinize, emeğinize sağlık :)

Yoğurt çorbası,  buğday çorbası, ıspanaklı çorba
Ispanaklı, yoğurtlu buğday çorbası

MALZEMELER

1 kahve fincanı aşurelik buğday
15-16 adet ıspanak yaprağı 
1 su bardağı süzme  yoğurt (oda sıcaklığında)
1 adet yumurta sarısı (oda sıcaklığında )
1 çorba kaşığı un
1 su bardağı nohut
Yeteri kadar sıvıyağ
Yeteri kadar tuz
1 çorba kaşığı nane
Arzuya göre pul biber
Su

Buğdaylı yoğurt çorbası, ıspanaklı yoğurt çorbası
Ispanaklı,  yoğurtlu buğday çorbası

YAPILIŞI 

Çorbamızı hazırlamak için ayıklayıp yıkadığımız buğdaylarımızı 6 su bardağı ile birlikte tenceremize koyuyoruz. 4-5 dakika kaynattığımız buğdaya haşlanmış nohutlarımızı ekliyoruz ve buğdaylar yumuşayana kadar kaynatmaya devam ediyoruz. Kıvam almaya başlayan çorbamıza ince ince kıydığımız ıspanakları ekleyip kaynatmaya devam ediyoruz. 
       Tavamıza 1 silme çorba kaşığı unu koyup un kokusu gidene kadar hafif  bir şekilde  kavuruyoruz.  Derince bir kaba 6-7  çorba kaşığı yoğurt koyup 1 adet yumurta sarısı ve kavurduğumuz 1 silme çorba kaşığı unumuzu  ekleyip iyice çırpıyoruz. Çorbanın suyundan 5-6 kaşık kadar ekleyip yoğurtlu karışımımızın ılınmasını sağlıyoruz ve tamamen homojen bir karışım elde edene kadar çırpıyoruz. (Bu şekilde yaptığımız takdirde yoğurdumuz kesilmeyecektir. ) kaynayan çorbamızın altını kısıp hazırladığımız karışımımızı yavaş yavaş ve ara vermeden karıştırarak (mümkünse bir çırpma teli ile)  ekliyoruz ve 5 dakika kadar  daha kaynatmaya devam ediyoruz. 
       Sıvı yağımızı koyduğumuz tavamıza 1 çorba kaşığı nane ekleyip kızdırıyoruz. Tuz ile birlikte kızdırdığımız yağıda ekleyip tekrar  karıştırarak kısık ateşte bir kaç dakika daha kaynattığımız çorbamızı sıcak olarak servis ediyoruz. Arzuya göre üzerine pul biber serperek servis edebilirsiniz. Ellerinize emeğinize sağlık  :)
                 

   #AFİYET OLSUN# 


Ispanaklı,yoğurtlu buğday çorbası










Blogger tarafından desteklenmektedir.